YDS'YE GİRMEDEN ÖNCE BU KELİMELERİ MUTLAKA ÖĞRENİN
  • YDS / e-YDS
  • 05.10.2021

YDS'YE GİRMEDEN ÖNCE BU KELİMELERİ MUTLAKA ÖĞRENİN

YDS öncesi sizlerle bu sınavda en fazla sorulan kelimelerden bir bölüm paylaşıyoruz. YDS artık büyük ölçüde okuduğunu anlama sınavı haline geldi. Ne kadar fazla akademik kelime bilirseniz o kadar avantajlı olacaksınız. 

 

SİTEMİZE ÜCRETSİZ ÜYE OLARAK YDS KELİMELERİNİ HAFIZA TEKNİKLERİNİ KULLANARAK ÖĞRENMEYE HEMEN BAŞLAYABİLİRSİNİZ.

 

Abandon: Terk etmek, vazgeçmek, bırakmak        

Abrogate: Yürürlükten kaldırmak, son vermek (bir kanuna veya anlaşmaya son vermek)   

Abruptly: Aniden, ani ve nezaketsiz biçimde       

Absolute: Tam, mutlak, tamamen, kesin        

Abstract: Soyut            

Absurd: Saçma, gülünç          

Abundant: Bol, çok          

Accomplish: Başarma, tamamlama          

Accord: Uzlaşma           

Accordingly: Buna göre          

Accountant: Muhasebeci           

Accurate: Kesin, doğru, yanlışsız         

PUT UP

Accused: Sanık           

Accustomed: Alışkın. alışılmış, her zamanki        

Achieve: Başarma, elde etme         

Acknowledgement: Onaylamak, kabul etmek, tasdik etmek       

Acute: Keskin (düşünce), şiddetli, dar açı, çok çabuk ve tehlikeli bir biçime gelen hastalık

Adapt: Uyum sağlamak          

Addicted: Bağımlı, tiryaki          

Addiction: Bağımlılık           

Additional: Ilave, ek          

Adequate: Yeterli, uygun, elverişli         

Adjust: Ayarlamak, uydurmak, uymak         

Adjustable: Ayarlanabilir, uyarlanabilir          

Administrate: Yönetmek, idare etmek         

Admirable: Takdire değer          

Advanced: Ilerlemiş, ileri          

Affable Agreeable: rahat, dostça, anlaşılabilir        

Affair: Olay, mesele, sorun         

Affectionate: Müşfik. sevecen          

Affluent Wealthy: varlıklı          

Agreeable: Razı, hoş, iyi         

Aid: Yardım           

Aisle: Sıralar arası, yol, geçenek        

Alliance: Ittifak           

Ally: Müttefik, dost          

Ambiguous: Müphem. birden fazla anlama gelebilen       

Amend: Düzeltme. değiştirme          

Ample: Gerektiğinden çok. bol         

Annual: Yıllık. yıldönümü          

Anticipate: Tahmin etmek. ve ona göre davranmak      

Apparel: Clothing. kılık kıyafet         

Appetite: Desire for food. iştah. arzu       

Appreciate: Takdir etmek          

Apprehension: Fear; korku. endişe; anlayış. kavrayış       

Approach: Yaklaşım. tarz          

Approval: Tasvip. onay; resmi izin        

Argue: Tartışma. münakaşa. iddia etme        

Argument: Tartışma; sav. iddia         

Article: Makale; tanımlık; madde-fıkra; eşya-parça        

Artisan: Zanaatçı. esnaf          

Ashamed: Utanmak           

Assassinate: Suikast yapmak          

Asset: Kıymetli şey. beceri. erdem         

Asset: Servet; değerli nitelik         

Astonished: Hayret etmek. şaşkın olmak. şaşırmak       

Attack: Saldırmak           

Attainment: Achievement. başarı. elde etmek. marifet       

Attempt: Teşebbüs etmek. denemek         

Attract: Cezbetmek. çekmek          

Available: Elde edilebilir. müsait         

Avidity: Gayret. heves. hırs         

Award: Ödül. mükafat          

Beneficial Faydalı           

Benefit Fayda. yarar          

Blame Suçlamak           

Blink Open and close. gözlerini kırpıştırmak       

Bloom Çiçek açmak          

Blossom Çiçek açmak. canlanmak. gelişmek        

Blunder Gaf. gaf yapmak         

Border Sınır           

Break Off kırılıp ayrılmak. ilişiğini kesmek; birdenbire durmak     

Breakthrough Cepheyi yarıp geçmek; büyük buluş       

Briskly Quickly. energetically canlı ve istenilen tarzda; enerjik     

Bruise Berelemek. ezmek; bere. ezik        

Brush Up review tazelemek          

Brutality Cruelty vahşilik          

Budget Bütçe           

Bump Vurma. toslama; şiş. tümsek        

Burglar (Ev. dükkan) soyan hırsız        

Bury Gömmek. defnetmek; gizlemek. örtmek        

Call At uğramak          

Call Off İptal etmek          

Call On Ziyaret etmek; talep etmek       

Call Up Telefon atmak         

Candidate Aday. namzet          

Capable Yetenekli. ehliyetli          

Captivate Büyüleme. esir etme, cezbetmek        

Cautious Ihtiyatlı. tedbirli          

Chance Şans. tesadüfen olmak         

Charge Ücret; itham; hamle; şarj        

Charity Sadaka; hayırseverlik. hayır kurumu        

Cheer Neşe. tezahürat          

Chemist Kimyager; eczacı          

Choice Seçmek           

Choir Koro           

Clammy Yapış yapış; soğuk nemli        

Clarify Açıklamak. açıklık getirmek         

Clear Temizlemek. aklamak. izin vermek        

Clerk Memur. tezgahtar. sekreter         

Cliff Uçurum. sarp kayalık         

Clog Tıkamak. tıkanmak; takunya         

Coast Kıyı            

Coincidence Tesadüf           

Collar Yaka; tasma          

Collide Çarpışma. çarpma          

Combine Birleşmek. birleştirmek          

Commerce Ticaret           

Compare Mukayese etmek          

Compensation Bedel. tazminat. telafi         

Compete Yarışmak; rekabet etmek         

Competent Capable ehil. yetenekli. yetkili. -       

Competition Yarışma. rekabet. sınama         

Complaint Şikayet etmek          

Complete Tamamlamak; tamamen          

Composed Birleşmiş; bestelenmiş; kendine hakim olmak       

Compromise Uzlaşmak           

Conceal Gizlemek. saklamak. örtmek         

Condense Yoğunlaşma; sıvıya dönme; çözeltme        

Confidence Güven. itimat          

Confidence Kendine güven          

Confidential Secret gizli. sır         

Confirm Teyit etmek. pekiştirme. onaylama. sürekli. müzmin      

Confiscated Seized müsadere etmek. haczetmek; istimlak etmek      

Conflict Çelişmek           

Congratulate Tebrik etmek          

Conscientious Careful vicdanlı; dikkatli         

Consequence Netice ; önem         

Conserve Koruma muhafaza etme         

Consider Hesaba katmak; göz önünde tutmak; saymak      

Consist Of müteşekkil olmak. oluşmak        

Consistently Mütemadiyen. devamlı          

Constitute Teşkil etmek. tesis etmek; tayin etmek      

Constitution Anayasa           

Contaminate Kirletmek; zehirlemek. bozmak         

Contented Halinden memnun. mutlu         

Cooperation Işbirliği           

Courteous Nazik. kibar. saygılı         

Coward Korkak           

Crime Suç. cürüm          

Criminal Suçla ilgili; suçlu; cezalı        

Crooked Eğri. çarpık. virajlı. hilekar        

Crop Mahsul            

Crowd Kalabalık           

Cruelty Zulüm. acımasızlık          

Dabble Su serpme; amatörce uğraşma        

Deadline Son teslim tarihi         

Decade On yıl          

Deception Aldatma. hile          

Deceptive Aldatıcı. yanıltıcı          

Dedicate Adamak; ithaf etmek         

Defeat Yenme. bozguna uğratmak         

Deficient Eksiz yetersiz. noksan         

Delicate Nazik. hassas. narin         

Delight Sevinç. zevk. haz,         

Denial Inkar. yok sayma         

Deny Inkar etme           

Depict Göstermek. dile getirmek         

Deplore Teessüf etmek. üzülmek         

Dept Borç           

Desperate Ümitsiz; gözü dünmüş         

Despondent Ümitsiz. meyus          

Determine Belirlemek. tespit etmek azimli. kararlı       

Detest Nefret etmek. tiksinmek         

Devote ..-E adamak          

Diluted Sulandırılmış. su katılmış         

Diminish Azaltmak. küçültmek. eksiltmek         

Discipline Punish disiplin; cezalandırma         

Discourteous Nezaketsiz. kaba          

Discreet Saygılı. dikkatli ve nazik        

Discretion Basiret. sağduyu. tedbir. ihtiyat        

Discuss Talk about tartışma. münazara etmek       

Disease Hastalık           

Disgraced Ashamed gözden düşmüş; itibarsız; yüz karası       

Disgust Iğrenme. tiksinme. midesini bulandırma        

Dishonest Sahtekar           

Disintegrate Parçalamak. bölünmek          

Disposition Eğilim. mizaç. düzen. tertip        

Dispute Tartışma           

Dissolve Çözmek. dağıtmak. yok olmak         

Distinguish Ayırmak, ayırt etmek, seçkin. ünlü. kendine yer edinmiş    

Distrust Güvenmemek           

Ditch Hendek. ark. kanal         

Divert Başka yöne çevirmek; saptırmak        

Divide Bölmek. ayırmak          

Divulge Reveal ifşa etmek. açığa vurmak       

Doubt Şüphe. kuşku          

Drift Sürüklenmek           

Drowsy Sleepy uykulu. uyku veren        

Duplicate Copy kopyasını yapmak         

Dwindle Diminishes. giderek azalmak

Edge Kenar; avantaj           

Efficient Verimli. randımanlı          

Elevation Kaldırma. yükseltme; terfi         

Embark (On) Gemiye binmek; başlamak        

Embarrassment Utanma. mahcubiyet          

Emerge Meydana çıkmak          

Emit Yaymak. çıkarmak          

Employer Iş veren          

Encouraging Teşvik edici. cesaretlendirici         

Endearing Sevdiren           

Enhance Değerini. gücünü. güzelliğini arttırma, süslemek, genişletmek      

Enlarge Büyütmek. genişlemek          

Enlighten Aydınlatmak            

Enthusiastically Şevkle. hararetle          

Envy Kıskanma. gıpta etme         

Equivocal Ambiguous iki anlama gelebilen        

Espionage Casusluk           

Essential Gerekli           

Examine Inspect, tetkik. muayene etmek. sorguya çekmek       

Excessive Aşırı. haddinden fazla         

Exchange Karşılıklı değişmek          

Excuse Mazeret           

Exempt Bağışık; muaf; hariç tutmak        

Exhausted Bitmiş. tükenmiş. yorgun         

Exhibition Sergi           

Existence Varlık            

Exotic Unusual           

Expand Genişle(T)Mek. büyümek          

Expedition Yolculuk; sefer          

Explicit Definite açık. sarih         

Explore Keşif. inceleme gezisi         

Explorer Kaşif seyyah          

Expose Ifşa etmek; ışığa tutmak; korunmasız bırakmak, maruz bırakmak; teşhir etmek; pozlamak 

Exposure Ifşa; korunmasızlık; poz         

Extensive Büyük. derin. kapsamlı         

Extremely; Oldukça fazla          

Fabric Kumaş. doku          

Fact Gerçek. olgu          

Faint Indistinct donuk. baygın         

Far Uzak; çok          

Fatigue Yorgun. bitkin; yormak         

Fearsome Dehşetli. korkunç          

Feasible Yapılabilir. mümkün          

Feeble Weak zayıf. kuvvetsiz         

Fever Ateş. hararet; humma         

Firing. Ateşleme; pişirme; işten atma        

Fiscal Mali           

Flawless Kusursuz. defosuz          

Flee From run away kaçmak. firar etmek      

Flip Fiske atmak; keçileri kaçırmak; hayran olmak; küstah     

Float Aimlessly drift. yüzmek. su üstünde kalmak. bir şeyi oluruna bırakmak  

Fluctuate İnip çıkmak          

Flushed Red kızarmak. utanmak         

Foggy Misty, sisli          

Fool Aldatmak. şaka yapmak. kandırmak        

Foolishness Aptallık. budalalık          

Forecast Tahmin etmek          

Forestall Erken davranıp önlemek         

Fortunate Şanlı. talihli          

Frank Açık sözlü. içten. samimi        

Frightened Korkmuş           

Fume Pis kokulu gaz. yaymak        

Futile Boşuna. beyhude          

Gain Kazanmak. elde etmek         

Gash Deep cut derin yara        

Germinate Grow çimlenmek. çimlendirmek         

Giggle Kıkırdamak           

Gist Main idea ana fikir        

Gleeful Neşe dolu          

Globe Küre            

Goods Mallar. eşya          

Govern Yönetmek. idare etmek         

Grievance Complaint           

Grumbles Complains şikayet. yakınma         

Halt Mola. durma          

Harsh Sert. kaba. haşin         

Hasten Acele etmek. ettirmek         

Hazardous Tehlikeli. zararlı          

Heat Isı. ısıtmak          

Hectic Very busy heyecanlı. telaşlı        

Hence Bu nedenle. bundan dolayı        

Herd Sürü; ayak takımı         

Hesitate Tereddüt etmek. çekimsemek         

Highway Anayol           

Hike Walk uzun yürümek; fiyatını artırmak       

Hinted Indirectly suggested. ima etmek        

Hoax Trick şaka. oyun; hile        

Homeless Evsiz           

Honest Samimi. dürüst           

Hug Kucaklamak. sarılmak          

Huge Kocaman. büyük          

Humorous Komik. güldürücü          

Hurl Throw, fırlatmak. sav         

Ignore Pay no attention to. aldırmamak. bilmezden gelmek     

Impartial Yansız           

Imprecise Kesin olmayan. dikkatsiz. özensiz        

Impression Izlenim. etki          

Impromptu Unrehearsed hazırlıksız. doğaçlam         

Improve Ilerletme. geliştirme          

Inadvertent Kasıtsız. elde olmayan         

Incline Eğilme. aşağı eğilme         

Inconsiderate Başkalarını düşünmez. düşüncesiz         

Incredible Inanılmaz           

Incurable Tedavi edilmez. çaresiz         

Indecisive Kararsız. kesin olmayan         

Indication Anlatma. belirti. gösterge          

Indifferent Kayıtsız. umarsız          

Indispensable Vazgeçilmez. zorunlu          

Indistinct Belirsiz. bulanık          

Induce Kandırmak. ikna etmek         

Industrious Çalışkan. gayretli          

Inert Inactive hareketsiz. uyuşuk. eylemsiz        

Inflammable Kolay tutuşan. parlayıcı         

Influence Etki           

Initial First ilk. başlangıç         

Insignificant Değersiz önemsiz. belirsiz.         

Insist Israr etmek          

Insolent Rude küstah. terbiyesiz         

Inspire Telkin etmek. ilham etmek        

Instructive Öğretici. eğitici          

Insult Hakaret etme. hor görme        

Intensity Güçlülük. yoğunluk          

Intention Niyet           

Interfere Müdahale etme. çatışma. engelleme        

Intermittent Kesik kesik. aralıklı         

Intrepid Yılmaz, korkusuz. cesur         

Intricate Complicated karışık. girift         

Investigator Dedektif. araştırıcı          

Investment Yatırım. sağlanan gelir         

Irrelevant Konu dışı. ilgisiz         

Irresponsible Sorumsuz           

Issue Konu; yayım-baskı          

Item Adet. tane; madde; konu-fıkra        

Jam Sıkıştırmak. kilitlemek. izdiham         

Landscape Manzara           

Lane Dar yol; şerit         

Law Hukuk. kanun          

Leading Önde olan. kılavuzluk eden        

Leak Sızıntı. çatlak          

Lecture Ders. konferans          

Liability Sorumluluk. yükümlülük          

Limp Topallamak. aksamak          

Lingered Kolay kolay ayrılmak;         

Litter Çöp           

Locate Bulunma. bir yerde yerleşmiş olma       

Lofty High yüce. yüksek. azametli        

Lonely Yalnız. kimsesiz. tenha         

Look Up to respect hayran olmak. örnek almak     

Majority Çoğunluk           

Management Idare. yönetim          

Manufacture Imal etmek          

Means Yol. yöntem. araç         

Meddle Interfere karışmak. burnunu sokmak        

Medicine Tıp. ilaç          

Meditative Thoughtful derin derin düşünen        

Melt Eri-t-mek. yumuşa-t-mak          

Memorize Ezberlemek           

Mend Repair tamir etmek         

Merge Become one birleşmek. içine katmak       

Messy Dağınık. düzensiz          

Mild Ilımlı. hafif. ılıman         

Misty Sisli. bulanık          

Misuse Suiistimal; yanlış kullanım         

Moderate Ilımlı           

Moist Nemli. ıslak          

Mold Şekil vermek. kalıp         

Mud Çamur; iftira          

Neglect Ihmal etmek          

Negligible Ihmal edilebilir          

Nod Onaylamak. başını sallamak         

Notify Bildirmek. haber vermek         

Notorious Adı çıkmış. kötü şöhretli        

Novelist Romancı           

Object Itiraz etmek          

Objection Itiraz; sakınca          

Obligation Mecburiyet           

Obscured Hidden, saklı. anlaşılması güç,        

Obsess Aklına takılmak. fikri sabit yapmak       

Obstinate Stubborn. inatçı          

Occasion Fırsat. vesile. önemli gün. özel olay      

Odorless Kokusuz           

Open-Minded Açık fikirli          

Opinion Fikir           

Orchid Orkide           

Outline Ana hat. taslak         

Output Ürün. verim. çıktı         

Outrageous Nefret uyandırıcı. öfkelendirici         

Overdue Vadesi geçmiş. gecikmiş         

Overemphatic Fazla vurgulu. çok fazla çarpıcı       

Overseas Deniz aşırı          

Oversimplify Aşırı basitleştirme          

Overturn Flipped over devirmek. tepe üstü getirmek      

Owing To sayesinde; yüzünden dolayı        

Pace Speed adım. hız         

Pain Acı. sızı. ağrı         

Pale Solgun           

Participate Iştirak etmek          

Partner Ortak           

Passageway Pasaj. geçit          

Pay Attention to dikkatini vermek        

Peculiarity Özellik; ...-e özgü olma; tuhaflık       

Percent Yüzde           

Personality Şahsiyet           

Pessimistic Kötümser           

Phony Sahte. düzmece          

Pick Up toplama. devşirme         

Plentiful Bol; bereketli          

Plunge Dalma. fırlama          

Poetic Şiirsel           

Point Of view bakış açısı        

Policy Politika; davranış biçimi; poliçe        

Polish Cilalamak. boyamak          

Poll Oylama. anket          

Pollute Kirletmek            

Postpone Ertelemek           

Praised Övmek           

Precaution Tedbir. önlem          

Precisely Tam olarak; kesinlikle         

Prediction Tahmin           

Premium Sigorta primi; ödül. prim        

Presume Varsaymak           

Pretense Rolüne girme. bahane         

Pretext Bahane           

Prevent Engellemek. korumak          

Preview Ilk gösterim          

Previous Önceki. sabık          

Pride Gurur. iftihar          

Prior To öncelikli. daha önemli        

Private Özel; şahsa ait         

Prodigious Huge, şaşılacak, müthiş, kocaman        

Profilic Çok eser veren         

Profound Derin; bilgili; etkileyici         

Promote Terfi ettirmek          

Promotion Terfi           

Propose Önerme. niyet etme. evlilik teklifi        

Prospects Başarı şansı          

Prove Kanıtlamak; çıkmak          

Punctual Dakik           

Punctuality Being on time         

Purify Temizlemek. arındırmak. saflaştırmak         

Pursue Peşine düşmek. izini sürmek        

Put Off elbisesini çıkartmak         

Quarter Çeyrek; bölge. semt; askeri kışla       

Quartet Dörtlü           

Raise Yukarı kaldırmak; artırmak; çocuk yetiştirmek       

Rate Oran           

Readily Easily kolayca. seve seve        

Readily Isteyerek. gönülden          

Recast Yeniden çıkarmak. değiştirmek         

Recent Yakında olmuş          

Recession Gerileme. durgunluk. azalma         

Reckless Aldırışsız. kayıtsız          

Reckon Hesaplamak. tahmin etmek         

Recover Iyileşmek. yeniden elde etmek         

Recruit Üye yapmak; işe almak        

Refrain From kendini tutma. sakınma        

Refugee Mülteci           

Refute Yalanlamak. çürütmek          

Regarded As gibi görülmek. kabul edilmek       

Region Bölge           

Rejection Ret           

Relent Yumuşama. gevşeme. merhamete gelme        

Relentless Amansız; acımasız. merhametsiz         

Reliance Geven. itimat          

Relief Ferahlama, kurtarma- takviye-; nöbet kişileri       

Relieve Hafiflemek. rahatlamak          

Reluctant Isteksiz. tereddütlü          

Reluctantly Gönülsüzce           

Remark Söz söyleme; fark etme        

Remarkable Dikkate. sözü edilmeye değer        

Remove Çıkarmak. temizlemek. alıp götürmek        

Renovation Yenileme. tecdit. onarım         

Represent Temsil etme          

Reprimand Azar. paylama          

Reprove Azarlama. paylama          

Reputation Ün. itibar          

Require Gerektirmek; istemek          

Reservation Yer ayırtma; şart; ihtiyat        

Resign Istifa etmek. ayrılmak         

Resignation Istifa; kabullenme          

Resonance Tınlama           

Respect Saygı. hürmet          

Restored Onarılmış; iyileşmiş; işine iade edilmiş       

Restraint Zaptetme. sınırlama. hakim olma        

Restriction Sınırlama           

Resultant Sonucunda ortaya çıkan         

Reveal Açığa çıkarma; ilhamla bildirme        

Revere Loved saymak. saygı göstermek        

Revise Gözden geçirmek          

Revive Yeniden canlan-dır-mak          

Reward Ödül           

Ridiculous Absurd. gildings derecede saçma        

Rim Edge kenar          

Rival Rakip           

Rot Çürüme. çürük ; zırva        

Rub Ovma. ovalama          

Rugged Zor. kaba. yontulmamış. pürüzlü        

Rule Out reject          

Runaway Kaçak           

Rush Aceleyle koşmak. hücum etmek        

Saucer Çay. fincan tabağı         

Scattered Dağınık           

Scheme Plan. tasarı          

Scholarly Çok derin. bilgili. bilimsel        

Scholarship Burs; irfan. ilim         

School Board okul yönetimi         

Scold Azarlama. paylama          

Scorch Yakmak. kavurmak; acı sözlerle incitmek       

Scratch Tırmalamak. kazımak. kaşınmak         

Sealed Mühürlü           

Seam Dikiş yeri. bağlantı yeri        

Seed Tohum           

Seek Araştırmak. bulmaya çalışmak          

Seize Tutmak. yakalamak. zaptetmek         

Select; Seçmek. ayırım          

Selfish Bencil           

Sensitive Duyarlı           

Separate Ayırmak           

Serene Sakin; yüce          

Severe Acı. sert. şiddetli         

Shade Gölge            

Shape Şekil           

Shareholder Hissedar           

Shattered Mahvolmuş. bitmiş; yorgun         

Shield Protect, kalkan; korumak         

Shift Vardiya; rüzgarın yönünü değiştirmesi        

Shipping Gemiler; sipariş alıp gönderme        

Shout Bağırmak           

Shrewd Clever, kurnaz. açık göz        

Sinful Günahkar           

Sink Dibe batmak          

Skillful Becerikli           

Skip Atlamak           

Slope Eğim           

Sly Sinsi           

Smooth Yumuşak           

Sneer Dudağını bükmek. küçümsemek         

Soothe Comforted sakinleştirmek. rahatlatmak         

Sophisticated Karmaşık. girift,          

Spectacle Görülecek şey.          

Sphere. Globe küre          

Spokesperson Sözcü           

Sporadic Intermittent (düzensiz aralıklarla olan)        

Squeeze Sıkmak. ezmek          

Staff Personel. çalışanlar kadrosu; kurmay        

Statue Heykel           

Stature Boy-Pos; önem; kişilik         

Stayed Late lingered. oyalanmak         

Steady Düzenli. sabit           

Stem From -den ileri gelmek. doğmak. çıkmak      

Step Adım. basamak          

Stern Sert. müsamahasız          

Stiff Katı. sert. kıran kırana        

Stingy Cimri. eli sıkı         

Stockholder Hissedar           

Straighten Doğrultmak            

Strain Kendini zorlamak. gayret göstermek        

Stray Başıboş. homeless          

Stretch Germek. esnetmek          

Struggle Çabalamak. mücadele etmek         

Stubborn Inatçı dik başlı         

Subsidize Para vermek. desteklemek         

Subtle Ince. narin; zeka işi        

Sufficient Yeterli           

Summary Özet           

Superficial Yüzeysel. üstünkörü          

Superior Daha üstün          

Supplementary Takviye. ek          

Surgeon Cerrah. operatör          

Surmount Üstesinden gelmek. alt etmek. yenmek       

Surpass Aşmak. üstün olmak         

Survive Hayatta kalmak; hayatını idame ettirmek       

Susceptible To kolay etkilenen. dayanıksız. hassas       

Suspicion Şüphe. zan          

Sustain Devam ettirmek. korumak          

Swell Grow şişmek. kabarmak; artmak. büyümek       

Symptom Sign semptom. belirti         

Synopsis Summary özet          

Tackle Çaresine bakmak; üstesinden gelmek; topu ayağından almak;     

Talent Yetenek           

Tax Vergi           

Tax-Exempt Vergiden muaf          

Tear (Teyr) yırtmak; (tiıyr) gözyaşı        

Tempt Ayartmak. yoldan çıkartmaya çalışmak        

Testimony Tanıklık. ifade          

Thorough Tam. dikkatli eksiz         

Thoughtful Düşünceli           

Thrifty Tutumlu. idareli          

Throng Crowd kalabalık; kalabalık olarak gitmek       

Tilted Crooked yatırmak. eğmek, ; meyil       

Tiny Küçük. ufacık          

Top Üst. zirve          

Torn Yırtık           

Tower Kule           

Trace Indication iz. eser ; kopyasını çıkarmak. ipuçlarından olayı çözmek   

Trail Sürüklemek. gezdirmek; izlemek         

Tramped Walked heavily kuvvetli adımla yürümek       

Tranquil Serene sakin. huzurlu         

Transaction Iş görme          

Treachery Ihanet           

Treatment Muamele. davranış; tedavi         

Treatment Muamele, davranış; tedavi         

Trial Deneme; duruşma          

Triumph Zafer. başarı          

Trivial Abes; bayağı; cüzi         

Trust Güvenmek           

Trust Güvenmek. inanmak          

Tunnel Underground passageway          

Underestimate Az/Düşük olarak tahmin etmek        

Underground Metro; yer altı         

Undermine Baltalamak. çökertmek. temelini çürütmek        

Underrate Hafife almak. küçümsemek         

Unhesitatingly Tereddüt etmeden          

Union Birlik; sendika          

Unique Biricik; tek; eşsiz         

Unpardonable Affedilemez           

Unpleasant Nahoş ; tatsız         

Unrehearsed Provasız           

Unrestrained Denetimsiz. frenlenmemiş. serbest         

Unwillingly Istemeyerek           

Unwillingness Isteksizlik           

Vacant Boş. açık; dalgın         

Vague Müphem. belirsiz. şüpheli         

Vanity Pride, kibir. kendini beğenmiş; abes şey. beyhudelik     

Varied Değişik. çeşitli; değişken          

Vast Çok geniş. engin. pek çok       

Versatile Çok yönlü; elinden birden fazla iş gelen     

Vexed Annoyed, bir şeye canı sıkılmak       

Victim Kurban           

Victory Triumph. zafer          

Violent Sert. şiddetli. zorlu         

Vital Hayati önemde          

Voluntarily Gönüllü olarak          

Vote Oy vermek          

Vulnerable Susceptible saldırı veya tenkide açık / maruz olan    

Wasteful Savurgan. müsrif          

Weakness Zayıflık; zaaf          

Wealthy Zengin; varlıklı           

Wealthy Zengin. varlıklı          

Wheel Tekerlek           

Whip Kamçı; kamçılamak          

Wise Akıllı. akıllıca. mantıklı         

Withdraw Çekmek. çekilmek. ayrılmak         

Wither Dry up solmak. soldurmak. sindirmek       

Witness Şahit            

Wrinkle Buruşmak. kırışmak          

YDS / e-YDS ile ilgili yazılar

Ücret İadeli Eğitim Modeli

Bizimle çalıştınız ve istediğiniz skoru alamadınız, o zaman ödemiş olduğunuz tüm ücreti size kesintisiz olarak iade ediyoruz. Üstelik bunu resmi garanti belgesi ile yapıyoruz.

% 100 Başarı Garantili Eğitim

Mevcut İngilizce seviyeniz, hedeflediğiniz puan ve sınava gireceğiniz tarihe göre ayarlanmış sadece size özel bir eğitim modeli düşünün. Üstelik hiçbir sınırlama olmadan kendi hızınızda 7-24 online çalışma imkanı.

yds Ders Örnekleri

Önce Tüm Sistemi Keşfet!

Demo eğitim videolarımızı izleyerek eğitim kalitemizi satın almadan önce keşfedebilirsiniz. Ayrıca ücretsiz üye olarak çalışma sistemimizi deneyebilirsiniz.